KOMBİ: Bir Dava Gurubunun Hikayesi...

     2008 yılı baharında dönemin Gazipaşa Belediye Başkanı Cem Burak Özgenç beni aradı. Sesi oldukça telaşlıydı. Acilen görüşmemiz gerektiğini söyledi. Avukatlık ofisime davet ettim. Ofise geldi ve kötü haberi verdi. “Kombi davalarını kaybediyoruz” dedi. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kombi davalarından ilkinde, Gazipaşa Belediyesi’nin sorumlu olduğuna hükmetmişti.

Bunun anlamı şuydu; “Gazipaşa Belediyesi hem Kombi Devremülk Sitesi’nde hak sahibi olan kişilere karşı, hem de projeyi yürüten şirkete karşı sorumluydu. O günün parasıyla 100 Trilyon TL’ye kadar uzanabilecek bir zarar demekti bu.

Başkanın telaşı bundan kaynaklanıyordu. Sonraki davaları benim ve hukukçu ekibimin üstlenmesini istiyordu. Davaları aldığımız takdirde Yargıtay Dairesi’nin görüşünü zıt yönde değiştirmeye çalışacaktık. Çok nadir başarabilen zor bir işti. Davaları kabul etmedim. Zira davaların hem kazanılması çok güçtü hem de sonuç ne olursa olsun siyasi dedikodu söz konusu olacaktı. Davaları kazansam da kaybetsem de ileri geri konuşanlar olacaktı.

Birkaç gün sonra başkan yine geldi ve davaları almam konusunda ısrar etti. Bir kez daha düşündüm ve Gazipaşa’yı kaderine terk edemedim. Sonunda ofisimdeki hukukçu arkadaşlarımla konuşarak davaları kabul ettim. Büyük bir mücadeleye giriştik. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden hocam olan Prof. Dr. Fikret Eren’den davaya ilişkin hukuki görüşlerini içeren bir rapor aldık ve bütün dosyalara sunduk. Yargıtay’daki sonraki duruşmalarda uzun sözlü savunmalar yaptık. Gazipaşa ve Alanya Mahkemelerindeki bazı kararları bütün dava dosyalarına ilettik. Nihayet Yargıtay 13. Hukuk Dairesi bir sonraki kararında fikrini tamamen değiştirdi ve Gazipaşa Belediyesi’nin sorumsuzluğuna hükmetti. Mucize gerçekleşmişti.

KONYA MAHKEMELERİ YARGITAY 13.HUKUK DAİRESİNE KARŞI DİRENME KARARI VERDİLER

Aleyhimize olan önceki Yargıtay kararını öğrenen mahkemeler (davaların çoğu Konya Mahkemelerindeydi) davaları aleyhimize sonuçlandırıyordu. Ancak, Yargıtay Dairesi lehimize fikir değiştirmişti ve Gazipaşa Belediyesi’ni sorumlu tutan kararları bozuyordu. Buna karşılık Konya Mahkemeleri bizim lehimize olan bu son kararlara karşı “direnme” kararı verdiler. Kanunlarımıza göre “direnme” kararı verildiğinde dosyalar en büyük kurul olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gider. Bizim dosyalarımızda Yargıtay Hukuk Genel  Kurulu’na gitti. O dönem tam da Yargıtay’ın yapısının değiştirildiği dönemdi.  Konya Mahkemelerindeki davalar kısmen CHP’li Gazipaşa Belediyesi aleyhine döndü. Bu kez Yargıtay Hukuk Genel Kurulu lehimize olan kararları bozdu.

               Yani başından itibaren özetlersek; emsal davanın kaybından sonra davaları almış, sonraki kararlarda sonucu lehe çevirmiş, Hukuk Genel Kurulu’nun devreye girmesiyle kısmen yeniden kaybetmiştik. Aslında kayıp, zarar potansiyeli olarak dava değerlerinin küçük bir kısmını kapsıyordu. Asıl büyük dava proje yüklenicisi şirketin açtığı davaydı. Bu davada şirket, Gazipaşa Belediyesi’nden, belediyenin kusuru nedeniyle yoksun kaldığı kârı talep edip, davayı son aşamaya getirmişti. Belediye aleyhine faiz hariç toplam 35 trilyonluk bir bilirkişi raporu alınmıştı. Hukuk Genel Kurulu’ndan önce, tam dosyalar lehimize döndüğü sırada bu davayı kazandık. Konya’daki davalarda ise devremülklerin değerini istiyorlar, ilaveten de yıllardır devremülkleri kullanamadıkları için uğradıkları 9 milyon dolarlık  zararı talep ediyorlardı. Devremülk değerine  ilişkin davalar aleyhimize sonuçlandı, ancak 9.000.000 $’lik kullanım bedeli talepleri reddedildi, yani ikinci kısmı biz kazandık.

Sonuçta başladığımız noktaya göre olası zararın yüzde 90’nından kurtulduk. Bizim ofis olarak baktığımız davalarda faiz ve mahkeme giderleriyle birlikte 100 trilyon TL’ye kadar uzanabilecek toplam zarar, 10 trilyon TL’nin altına indirilmiştir. (Faiz ve mahkeme giderleri dışında ana para olarak 4.2 trilyon TL) Yargıtay nezdinde kaybedilmiş vaziyetteyken aldığımız davalarda olağanüstü iyi bir sonuç alınmış, kayıp minimuma düşürülmüştür.

SALDIRILAR

Gazipaşa Belediyesi aleyhine 35 trilyonluk bilirkişi raporu bulunan davayı yukarıda anlattığım şekilde son anda kazandık. Tam kazandığımız günlerde muhtemelen davayı kaybetmenin kızgınlığını taşıyan yüklenici şirket yetkilisi tarafından Gazipaşa’daki yerel basın organlarına şöyle bir haber yaptırıldı. “Kombi avukatı Kombi üyesi” Gazipaşa Belediyesi’ni savunan avukat olarak benim de Kombi Tatil Kentinde hak sahibi olduğum ileri sürülüyordu. Gerçekten de 1996 yılında baktığım bir dava nedeniyle, o günlerde sorunsuz ilerleyen Kombi Tatil Sitesinde, tarafıma 15 günlük devremülk hakkı verilmişti. Ancak sonrasında bu hak yerine nakit para aldım ve bu haktan feragât ettim. Kendi tanzim ettikleri 16 yıl öncesinden kalan o evrakları saklamışlardı. Hakkım sürüyor dahi olsa belediyenin savunulmasını kabul ettiğim anda bu hakkımdan feragât etmiş sayılırdım. Kendi müvekkilime karşı dava açmam yasal olarak mümkün olmadığına göre, kombide olmayan hak sahipliğim davaları kabulümle birlikte varsa dahi son bulmuştu. Zaten 15 günlük devremülk sahipliğinin güncel değeri 7.500 TL idi. Oysa davaların içeriği onlarca trilyon TL’lik itilaflardı. Hak sahibi olsam ne olurdu olmasam ne olurdu? Ben ve arkadaşlarımı güvenilmez ilan ederek bizden kurtulmaya, belediyeyi savunmamızı önlemeye çalışıyorlardı. Ancak Gazipaşa halkı ve belediye başkanı bu tuzağa düşmedi. Başkan yaptığı açıklamayla “avukatlarımızın arkasındayız” dedi. Bu devremülk hakkı üzerinden bazı kötü niyetliler tarafından türetilen kuyruklu yalanlar sınır tanımadılar. Sanki yasal olarak mümkünmüş gibi, “aynı anda iki tarafında avukatlığını yapmış” lafına kadar uzattılar işi. Gerçekten gülünçtü.

SONUÇ;

Tam 239 adet davaya  yaklaşık 5.5 yıl boyunca baktık. Kaybedilmiş durumdaki davaları aldıktan sonra ekibimle birlikte zorlu bir hukuk mücadelesi verdik ve zararın yüzde doksanını önledik. Bu dava takipleri için ek avukat ve personel istihdam ettik. Bu davalarda Gazipaşa Belediyesi’nden Adalet Bakanlığı asgari ücret tarifesine göre ücret aldık, vergisini ödedik.

       Baktığımız davalarda, Gazipaşa’ya en asgari olarak hesaplanacak olursa, 50 trilyon TL fayda sağladık. 2013 yılında artık rutine girmiş olan davaları bıraktık.  Ümit Uysal hakkında olumsuz bir hikâye arayanların bir şey bulduklarını zannederek sarıldıkları kombi hikâyesi işte böyle gerçekleşti.

       Yaptığınız iş dosdoğru ise saçma sapan dedikodulara karşı sadece tebessüm edersiniz. Biz de öyle yaptık.

Av.Ümit Uysal- 31.01.2014

Paylaşın...

Facebook ile paylaşGoogle Plus ile paylaşTwitter ile paylaş
Our website is protected by DMC Firewall!